Bitir
Jon Acuff – Bitir: Mükemmeliyetçiliğinizi Yenin, İşlerinizi Tamamlayın
Başlamak mı Zor, Bitirmek mi?
Bir kitap almak kolaydır.
Okumaya başlamak da.
Bir spor programına yazılmak kolaydır.
İlk gün spor yapmak da.
Yeni bir proje başlatmak kolaydır.
İlk heyecanı yaşamak da.
Asıl mesele biraz sonra ortaya çıkar:
Devam etmek.
Çünkü başlangıçta heyecan vardır.
Ortada ise:
sıkıcılık.
Sonlara doğru ise:
mükemmel olsun isteği.
Ve tam burada birçok proje yarım kalır.
Jon Acuff’ın Bitir kitabı tam olarak bu probleme odaklanıyor:
Neden başladığımız birçok şeyi tamamlayamıyoruz ve bunu nasıl değiştirebiliriz?
Jon Acuff Kimdir?
Jon Acuff; kariyer, hedefler, üretkenlik ve kişisel gelişim alanlarında yazan Amerikalı bir yazar ve konuşmacıdır.
Bitir kitabında özellikle insanların hedeflerine ulaşmasının önündeki önemli bir engel olarak:
mükemmeliyetçiliği
ele alıyor.
Çünkü bazen işimizi yarım bırakan şey:
tembellik değil, kusursuz yapma isteğidir.
1. Başlamak Bize İyi Hissettirir
Yeni bir fikir ortaya çıkar.
Heyecanlanırız.
Bir hedef belirleriz.
Plan yaparız.
Yeni defter alırız.
Takvim oluştururuz.
Videolar izleriz.
Kitaplar alırız.
Bir süre sonra kendimizi:
“Bu kez gerçekten yapacağım.”
derken buluruz.
Başlangıç güzeldir.
Çünkü henüz:
başarısız olma ihtimaliyle yüzleşmemişizdir.
2. Sonra Gerçek Hayat Başlar
İlk heyecan azalır.
İş zorlaşır.
Zaman azalır.
Başka sorumluluklar çıkar.
Sonuçlar hemen gelmez.
Ve bir gün:
“Bugün yapmayayım.”
dersiniz.
Ertesi gün:
“Yarın devam ederim.”
Sonra:
“Biraz daha hazır olayım.”
Ve proje yavaş yavaş ortadan kalkar.
Sorun çoğu zaman:
başlayamamak değil, devam edememektir.
3. Mükemmeliyetçilik Sandığımız Kadar Masum Değildir
Mükemmeliyetçilik genellikle olumlu bir özellik gibi görünür.
“İşim iyi olsun.”
“En iyisini yapayım.”
“Hata yapmayayım.”
Ama bunun bir başka yüzü vardır:
“Mükemmel yapamayacaksam hiç yapmayayım.”
İşte problem burada başlar.
Mükemmeliyetçilik bazen:
yüksek kalite arayışı değil, başlamayı veya bitirmeyi erteleme biçimidir.
4. “Ya Hep Ya Hiç” Düşüncesi
Bir gün spor yapamadınız.
“Program bozuldu.”
Bir gün sağlıklı beslenemediniz.
“Artık diyeti bıraktım.”
Bir gün kitap okuyamadınız.
“Bu ay kitap bitiremeyeceğim.”
Bir proje planladığınız kadar iyi gitmedi.
“Bu proje olmadı.”
Bu düşünce biçiminin ortak özelliği:
Bir küçük hatayı bütün sürecin başarısızlığına çevirmek.
Oysa bir günün kötü geçmesi:
bütün yolculuğun kötü olduğu anlamına gelmez.
5. Daha Az Yapmak Bazen Daha Çok Yapmaktır
Acuff’ın önemli önerilerinden biri:
Hedefleri küçültmekten korkmamak.
Bir hedefi o kadar büyütürüz ki:
başlamak bile zorlaşır.
Her gün iki saat spor…
Her gün 50 sayfa kitap…
Her gün üç saat çalışma…
Her gün kusursuz beslenme…
Bir süre sonra:
Sistem sürdürülemez hâle gelir.
Daha küçük hedef ise:
devam etmeyi kolaylaştırır.
6. Hedefi Değil, Hedefe Giden Yolu Yönetmek
“Bir yılda kitap yazacağım.”
güzel bir hedeftir.
Ama günlük davranış nedir?
Her gün:
500 kelime yazmak.
İşte hedef:
davranışa dönüştüğünde
gerçekleşebilir hâle gelir.
Büyük sonuçlar çoğu zaman:
küçük tekrarların birikimidir.
7. Başarı İçin Mükemmel Gün Gerekmiyor
İnsanların önemli bir yanılgısı:
“Uygun şartlar oluştuğunda yapacağım.”
demesidir.
Ama hayat:
hiçbir zaman tamamen uygun değildir.
Çocuklar…
İş…
Telefon…
Yorgunluk…
Beklenmedik işler…
Hastalık…
Misafir…
Her zaman bir şey çıkar.
Bu nedenle sürdürülebilir sistem:
mükemmel günlere değil, kötü günlere de dayanabilmelidir.
8. Kendinize İkinci Bir Şans Verin
Bir hedefi kaçırdınız.
Sorun değil.
Ertesi gün devam edin.
Bir hafta aksattınız.
Yine devam edin.
Bir projeyi yarım bıraktınız.
Tekrar başlayın.
Buradaki önemli düşünce:
“Yarım kaldı” ile “bitti” aynı şey değildir.
Yarım bırakılmış bir şey:
yeniden tamamlanabilir.
9. Motivasyona Fazla Güvenmeyin
Motivasyon harikadır.
Ama:
sürekli değildir.
Bugün çok isteklisiniz.
Yarın değilsiniz.
Bugün enerjiniz yüksek.
Yarın yorgunsunuz.
Bu nedenle bir hedef yalnızca motivasyona dayanıyorsa:
motivasyon düştüğünde sistem çöker.
Daha sağlam olan:
alışkanlık + düzen + düşük başlangıç eşiğidir.
10. “Sonra Daha İyi Yaparım”
Mükemmeliyetçiliğin başka bir biçimi de:
sürekli düzeltmektir.
Bir yazı yazarsınız.
Tekrar düzenlersiniz.
Bir kez daha düzenlersiniz.
Bir türlü yayımlamazsınız.
Bir proje hazırlarsınız.
Bir ayrıntı daha eklemek istersiniz.
Bir türlü teslim etmezsiniz.
Bir noktadan sonra:
iyileştirme, tamamlamanın düşmanı hâline gelebilir.
11. Bitmiş Bir İş, Mükemmel Bir Taslaktan Daha Değerlidir
Bu, kitabın ana fikirlerinden biri olarak düşünülebilir.
Mükemmel olmayan ama:
tamamlanmış bir iş
gerçek dünyada kullanılabilir.
Mükemmel olmaya çalışırken yarım bırakılmış bir iş ise:
hiçbir sonuç üretmez.
Bu yüzden bazen:
%80 tamamlanmış bir işi bitirmek, %100 mükemmellik peşinde koşmaktan daha değerlidir.
12. Hedeflerinizi Eğlenceli Hâle Getirin
Hedefler yalnızca disiplin ve zorunluluktan oluştuğunda:
sürdürülebilirlik zorlaşabilir.
Eğlence…
Merak…
Ödül…
İlerlemeyi görmek…
Küçük başarıları kutlamak…
Bunlar süreci daha sürdürülebilir hâle getirebilir.
İnsan yalnızca:
“Bunu yapmak zorundayım.”
diyerek uzun süre ilerleyemez.
13. Başarıyı Sadece Sonuçla Ölçmeyin
Bir hedefiniz var.
Sonuç henüz gelmedi.
Ama:
daha düzenli çalışıyorsunuz.
Daha çok üretiyorsunuz.
Daha az erteliyorsunuz.
Daha kolay başlıyorsunuz.
Daha hızlı toparlanıyorsunuz.
Bunlar da:
ilerlemedir.
Çünkü bazen sonuç:
davranış değişikliğinin gecikmiş karşılığıdır.
14. Kendinizi Sürekli Yeniden Başlatmayın
Yeni bir hedef belirlemek heyecan verici olabilir.
Ama her başarısızlıkta:
yeni sistem kurmak
yerine mevcut sistemi düzeltmek daha yararlı olabilir.
“Pazartesi yeniden başlayacağım.”
“Yeni ayda başlayacağım.”
“Yılbaşında başlayacağım.”
Bu cümleler bazen:
bugün yapabileceğimiz şeyi ertelemenin bahanesi
hâline gelir.
15. Bitirmek Bir Beceri Olabilir
Çoğu insan:
“Ben yarım bırakan biriyim.”
der.
Ama bu bir kişilik hükmü olmak zorunda değil.
Bitirmek:
öğrenilebilen bir davranış
olabilir.
Daha küçük hedefler.
Daha gerçekçi beklentiler.
Daha az mükemmeliyetçilik.
Daha fazla tekrar.
Ve aksadığında:
daha hızlı geri dönmek.
Bunların hepsi geliştirilebilir.
16. Ertelemenin Altında Bazen Korku Vardır
Bir işi neden erteliyoruz?
Çünkü tembel olduğumuz için mi?
Her zaman değil.
Bazen:
başarısız olmaktan korkarız.
Bazen:
başarılı olursak ne olacağından korkarız.
Bazen:
yetersiz görünmek istemeyiz.
Bazen:
işin sonucuyla yüzleşmek istemeyiz.
Dolayısıyla erteleme:
duygusal bir savunma biçimi
de olabilir.
17. Kendinize Daha Az Yüklenin
Bir hedefi gerçekleştiremediniz.
Kendinize:
“Ben hiçbir şeyi beceremiyorum.”
dediniz.
Bu cümle sizi ileri götürmez.
Daha işlevsel soru:
“Nerede koptu ve sistemi nasıl değiştirebilirim?”
Çünkü kişiliği suçlamak:
problemi çözmez.
Davranışı incelemek:
çözüm üretir.
18. Asıl Zafer: Tekrar Başlamak
Belki de Bitir kitabının en değerli mesajlarından biri burada.
Bitirmek yalnızca:
hiç aksatmamak
değildir.
Çünkü gerçek hayatta aksayacağız.
Asıl beceri:
aksadıktan sonra geri dönebilmektir.
Bir gün kaçırdınız.
Ertesi gün dönün.
Bir hafta bıraktınız.
Tekrar başlayın.
Bir proje dağıldı.
Yeniden düzenleyin.
Çünkü:
Süreklilik hiç düşmemek değil, her düştüğünüzde yeniden yürümektir.
Kitabın Güçlü Yanları
- Mükemmeliyetçiliği farklı bir açıdan ele alması
- Yarım kalan hedeflerin nedenlerini düşündürmesi
- Büyük hedefleri daha uygulanabilir hâle getirmesi
- Erteleme davranışına pratik bir yaklaşım sunması
- Motivasyon yerine sürdürülebilirliği öne çıkarması
- Okuru suçlamak yerine davranış sistemini değiştirmeye yöneltmesi
Kimler Bu Kitabı Okumalı?
Özellikle:
- Sürekli yeni hedefler belirleyip tamamlayamayanlar
- Mükemmeliyetçi kişiler
- Erteleme problemi yaşayanlar
- Girişimciler
- Öğrenciler
- Yazarlar ve içerik üreticileri
- Proje yönetenler
- Bir türlü “başlayamayan” değil, bir türlü “bitiremeyen” insanlar
için oldukça uygun.
Kitaptan Akılda Kalan Güçlü Mesaj
Mükemmel yapmak zorunda değilsin. Önce bitir.
SONUÇ: Başlamak Değil, Bitirmek
Hayatımız yarım kalmış şeylerle dolu.
Yarım kitaplar.
Yarım projeler.
Yarım bırakılmış spor programları.
Yarım öğrenilmiş beceriler.
Yarım kalmış hayaller.
Ve çoğu zaman bunların arkasında:
yetersizlik değil, mükemmeliyetçilik vardır.
Çünkü insan bazen:
“Daha iyi yapmalıyım.”
derken,
hiç yapmamaya başlayabilir.
“Doğru zamanı bekliyorum.”
derken,
zamanı tüketebilir.
“Biraz daha hazırlanayım.”
derken,
başlamayı erteleyebilir.
Oysa hayat:
mükemmel projelerle değil, tamamlanmış deneyimlerle ilerler.
Bir işi bitirdiğinizde elinizde:
öğrenilmiş bir deneyim
vardır.
Yarım bıraktığınızda ise:
sadece bir ihtimal.
Bu yüzden bazen kendimize:
“Bunu en iyi nasıl yaparım?”
diye sormadan önce:
“Bunu nasıl bitirebilirim?”
diye sormak gerekir.
Çünkü mükemmeliyetçilik:
başarı kılığına girmiş bir erteleme biçimi olabilir.
Ve belki de ihtiyacımız olan şey:
Daha fazla motivasyon değil.
Daha fazla plan değil.
Daha fazla hazırlık değil.
Sadece:
biraz daha az mükemmeliyetçilik.
Biraz daha fazla devam etmek.
Ve en önemlisi:
Başladığın şeyi bitirecek kadar kendine izin vermek.


