KİTAP

Hayatı Yeniden Keşfedin

Jeffrey E. Young & Janet S. Klosko – Hayatı Yeniden Keşfedin

Hayatımızı Sabote Eden Kalıpları Fark Etmek ve Değiştirmek

Bazen aynı sorunları tekrar tekrar yaşarız.

Benzer ilişkiler…

Benzer hayal kırıklıkları…

Aynı korkular…

Kendimizi sürekli başkalarının önüne koymak…

Hayır diyememek…

Terk edilmekten korkmak…

Yeterince iyi olmadığımızı düşünmek…

Ve bütün bunların sonunda kendimize şu soruyu sorarız:

“Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?”

Jeffrey E. Young ve Janet S. Klosko’nun Hayatı Yeniden Keşfedin kitabı tam olarak bu sorunun peşinden gidiyor.

Yazarlar, çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan bazı derin düşünce ve duygu kalıplarının yetişkinlikte yaşamımızı nasıl etkileyebileceğini anlatıyor. Bu kalıplara “erken dönem uyumsuz şemalar” adı veriliyor. Kitap, bu şemaları fark etmeyi ve değiştirmeye yönelik Şema Terapi yaklaşımını anlaşılır bir dille ele alıyor.


Kitabın Yazarları: Jeffrey E. Young ve Janet S. Klosko

Jeffrey E. Young, Şema Terapi yaklaşımının kurucularından Amerikalı psikolog ve psikoterapisttir.

Janet S. Klosko ise klinik psikoloji alanında çalışan ve Young ile birlikte Şema Terapi yaklaşımının geliştirilmesine katkıda bulunan psikologdur.

Birlikte hazırladıkları Hayatı Yeniden Keşfedin, kişinin kendisini tekrar tekrar aynı sorunların içinde bulmasının arkasındaki psikolojik kalıpları anlamaya yönelik pratik bir çalışma niteliğindedir.

Kitabın Türkçe baskıları Psikonet Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eserin özgün adı Reinventing Your Life‘tır.


1. Neden Hep Aynı Şeyleri Yaşıyoruz?

Bir insan sürekli benzer ilişkileri neden yaşar?

Neden bazı insanlar kendilerine kötü davranan insanlara bağlanır?

Neden bazıları herkesi memnun etmeye çalışır?

Neden bazı insanlar başarıya ulaştığında bile kendisini yetersiz hisseder?

Neden bazıları en küçük eleştiriyi bile kişisel bir saldırı gibi algılar?

Kitaba göre bu soruların cevaplarından biri:

Şemalarımızdır.

Şemalar, dünyayı ve kendimizi yorumlama biçimimizi etkileyen derin düşünce ve duygu kalıplarıdır.

Bunlar çoğu zaman o kadar tanıdık hale gelir ki:

Onları gerçekliğin kendisi zannederiz.


2. Şema Nedir?

Şema kavramını basitçe şöyle düşünebiliriz:

Hayata baktığımız görünmez bir gözlük.

Eğer çocuklukta:

“Beni kimse gerçekten önemsemiyor.”

duygusu oluşmuşsa, yetişkinlikte insanların davranışlarını bu gözlükle yorumlayabiliriz.

Birisi mesajımıza geç cevap verir.

Biz:

“Beni önemsemiyor.”

diye düşünebiliriz.

Birisi bizi eleştirir.

“Yeterince iyi değilim.”

diye hissedebiliriz.

Bir ilişkide küçük bir mesafe oluşur.

“Beni terk edecek.”

diye korkabiliriz.

Oysa gerçek olay ile bizim ona verdiğimiz anlam aynı şey olmayabilir.


3. Şemalar Nereden Gelir?

Şemaların önemli bir bölümü çocukluk dönemindeki deneyimlerle ilişkilidir.

Bir çocuğun temel ihtiyaçları yeterince karşılanmadığında bazı kalıplar gelişebilir.

Örneğin:

  • Güven ve güvenli bağlanma
  • Sevgi ve kabul
  • Özerklik
  • Gerçekçi sınırlar
  • Duygularını ifade edebilme
  • Kendiliğindenlik ve oyun

gibi ihtiyaçların karşılanma biçimi, kişinin ilerleyen yıllardaki ilişkilerini etkileyebilir.

Burada önemli olan nokta şudur:

Şema, yalnızca geçmişte yaşanan bir olay değildir.

Geçmişte yaşananların bugün nasıl algılandığı ve tekrarlandığıdır.


4. Terk Edilme Şeması

Bazı insanlar ilişkilerinde sürekli terk edilme korkusu yaşar.

Partneri birkaç saat telefonuna cevap vermese bile:

“Beni bırakacak.”

diye düşünebilir.

İlişkide küçük bir problem olduğunda:

“Her şey bitiyor.”

hissine kapılabilir.

Böyle bir insan bazen terk edilmemek için aşırı kontrolcü davranabilir.

Bazen de tam tersine:

İlişkiye fazla tutunabilir.

Sonuçta korktuğu şeyin gerçekleşmesine katkıda bulunabilir.


5. Kusurluluk ve Utanç

Bazı insanların içindeki temel düşünce şudur:

“Bende bir sorun var.”

Yeterince güzel değilim.

Yeterince başarılı değilim.

Yeterince akıllı değilim.

Yeterince değerli değilim.

Böyle bir şemaya sahip kişi dışarıdan başarılı görünse bile iç dünyasında:

“Bir gün herkes benim aslında yetersiz olduğumu anlayacak.”

diye düşünebilir.

Bu durum kişinin ilişkilerinden kariyerine kadar birçok alanını etkileyebilir.


6. Başarısızlık Şeması

Bazı insanlar daha başlamadan kaybedeceklerine inanırlar.

“Ben zaten başarılı olamam.”

“Benim yeteneğim yok.”

“Diğerleri benden daha iyi.”

Bu düşünceler kişinin gerçek kapasitesini ortaya koymasını engelleyebilir.

Daha da önemlisi:

Kişi başarısız olmaktan korktuğu için denemekten vazgeçebilir.

Böylece şema kendisini doğrulamış olur.


7. Boyun Eğicilik

Bazı insanlar kendi ihtiyaçlarını sürekli geri plana atar.

Karşı taraf ne istiyorsa onu yapar.

Hayır demekte zorlanır.

Tartışmadan kaçınır.

Kendi düşüncelerini söylemekten çekinir.

Dışarıdan bakıldığında:

“Ne kadar anlayışlı bir insan.”

gibi görünebilir.

Ama içeride biriken duygular zamanla:

  • Öfke
  • Kırgınlık
  • Yorgunluk
  • Değersizlik

duygularına dönüşebilir.

Kitap, başkalarının ihtiyaçlarını önemsemekle:

Kendi ihtiyaçlarımızdan vazgeçmek

arasındaki farkı görmemize yardımcı oluyor.


8. Kendini Feda Etme

Boyun eğmekle benzer görünse de farklı bir kalıp daha vardır:

Kendini feda etmek.

Kişi başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaktan kendi ihtiyaçlarına sıra getiremez.

Ailesi…

Partneri…

Çocukları…

Arkadaşları…

İş arkadaşları…

Herkesin ihtiyacı önemlidir.

Ama kendisinin ihtiyacı:

Hep daha sonra.

Bu durum uzun vadede tükenmişlik ve kırgınlık yaratabilir.


9. Onay Arama

Bazı insanlar kendi değerlerini içlerinden değil, başkalarının tepkilerinden almaya çalışır.

Beğenilmek ister.

Takdir edilmek ister.

Onaylanmak ister.

Eleştirildiğinde kendisini kötü hisseder.

Çünkü içindeki temel soru:

“Ben ne düşünüyorum?”

değil,

“Başkaları benim hakkımda ne düşünüyor?”

olabilir.

Bu durumda insan kendi hayatını yaşamaktan çok:

Başkalarının beklentilerine göre yaşamaya başlar.


10. Yüksek Standartlar

Bir başka şema ise kişinin kendisinden sürekli daha fazlasını istemesidir.

Daha başarılı olmalıyım.

Daha çok çalışmalıyım.

Daha iyi görünmeliyim.

Daha fazla kazanmalıyım.

Daha az hata yapmalıyım.

Dinlenmek bile suçluluk yaratabilir.

Bu insanların dışarıdan çok başarılı görünmesi mümkündür.

Fakat iç dünyalarında:

“Yeterli değil.”

duygusu hiç bitmeyebilir.


11. Şemalar Neden Değişmesi Zor Kalıplardır?

Şemalar yalnızca düşünce değildir.

Duygularımızı, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi de etkiler.

Üstelik tanıdık oldukları için bize:

Normal

gibi gelirler.

Bir insan yıllarca kendisini değersiz hissetmişse, değerli hissetmek bile ona yabancı gelebilir.

Bir insan sürekli eleştirilmişse, sağlıklı bir ilişki içindeki kabulü bile şüpheyle karşılayabilir.

Bu nedenle değişim:

“Artık böyle düşünmeyeceğim.”

demekten daha fazlasını gerektirir.


12. Şema Kendini Nasıl Doğrular?

Şemaların en ilginç özelliklerinden biri, insanın farkında olmadan onları doğrulayacak seçimler yapabilmesidir.

Örneğin:

“Kimse beni gerçekten sevmez.”

diye düşünen biri, kendisine mesafeli davranan insanlara çekilebilir.

İlgi gösteren insanları ise sıkıcı bulabilir.

Sonunda yine mesafeli bir ilişki yaşar.

Ve:

“Gördün mü? Kimse beni gerçekten sevmiyor.”

der.

Böylece şema güçlenir.


13. Hayatımızı Sabote Edebilir miyiz?

Kitabın güçlü taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.

İnsan bazen kendi hayatındaki sorunların yalnızca dışarıdan geldiğini düşünür.

Oysa bazı seçimlerimiz:

Farkında olmadan kendi sorunlarımızı yeniden üretmemize neden olabilir.

Yanlış insanları seçmek…

Gereksiz yere geri çekilmek…

Hayır diyememek…

Sürekli kendimizi eleştirmek…

Başarılı olmaktan kaçınmak…

Bütün bunlar bir şemanın etkisi olabilir.

Bu, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.

Ama:

Değişim için sorumluluk alabileceği anlamına gelir.


14. Geçmiş Değişmez, Geçmişin Etkisi Değişebilir

Kitabın belki de en umut verici tarafı budur.

Geçmişimizi değiştiremeyiz.

Çocukluğumuzu yeniden yaşayamayız.

Anne babamızın davranışlarını değiştiremeyiz.

Yaşadığımız olayları silemeyiz.

Ama:

Bugün onların hayatımız üzerindeki etkisini değiştirmeye başlayabiliriz.

Geçmiş:

Kader olmak zorunda değildir.


15. Fark Etmek İlk Adımdır

Bir şemayı değiştirmek için önce onu fark etmek gerekir.

“Ben neden böyle davranıyorum?”

“Bu tepki gerçekten bugünkü olayla mı ilgili?”

“Yoksa eski bir duyguyu mu yeniden yaşıyorum?”

“Benden ne bekleniyor?”

“Ben aslında ne istiyorum?”

Bu sorular insanın otomatik davranışlarıyla arasına küçük bir mesafe koyabilir.

Ve bazen değişim:

O küçücük mesafede başlar.


16. Kendimize Daha Şefkatli Bakmak

Şemaları fark etmek bazen insanın kendisine kızmasına neden olabilir.

“Bunu neden yıllardır yapıyorum?”

“Nasıl fark etmedim?”

“Niye hep aynı insanları seçiyorum?”

Fakat geçmişteki davranışlarımızı bugünkü bilgimizle yargılamak kolaydır.

Oysa o davranışlar bir zamanlar:

Hayatta kalmamıza, kabul görmemize veya korunmamıza yardımcı olmuş olabilir.

Bu nedenle değişim yalnızca eleştiriyle değil:

Anlayış ve şefkatle

de gerçekleşebilir.


17. Hayatı Yeniden Kurmak

Kitabın adı bu yüzden oldukça anlamlı:

Hayatı Yeniden Keşfedin.

Çünkü amaç yalnızca şemaları tanımak değildir.

Amaç:

Daha sağlıklı ilişkiler kurmak.

Kendi ihtiyaçlarını fark etmek.

Sınır koyabilmek.

Kendini kabul etmek.

Korkularla yüzleşmek.

Daha gerçekçi düşünmek.

Ve en önemlisi:

Otomatik olarak yaşamak yerine seçim yapabilmek.


Kitabın Güçlü Yanları
  • Şema kavramını günlük hayattan örneklerle anlaşılır hale getirmesi
  • Tekrarlayan davranış ve ilişki kalıplarını sorgulatması
  • Çocukluk deneyimleri ile yetişkinlik arasındaki bağlantıyı açıklaması
  • Okura yalnızca sorunları değil, değişim yollarını da göstermesi
  • Kişinin kendisini suçlamadan kendi davranışlarını incelemesine yardımcı olması
  • Psikoloji alanındaki Şema Terapi yaklaşımını geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırması

Kimler Bu Kitabı Okumalı?
  • Sürekli aynı ilişki sorunlarını yaşayanlar
  • Kendini sürekli eleştirenler
  • Hayır demekte zorlananlar
  • Terk edilme veya reddedilme korkusu yaşayanlar
  • Başkalarını memnun etmek için kendi ihtiyaçlarını geri plana atanlar
  • Tekrarlayan davranış kalıplarını anlamak isteyenler
  • Çocukluk deneyimlerinin bugünkü hayatını nasıl etkilediğini merak edenler
  • Kendini daha yakından tanımak isteyenler

Kitaptan Akılda Kalan Güçlü Mesaj

Geçmişte oluşan kalıplar hayatımızı etkileyebilir; ama hayatımızın geri kalanını belirlemek zorunda değildir.


SONUÇ: Aynı Hayatı Tekrar Etmek Zorunda Değilsiniz

Hayatı Yeniden Keşfedin, insana oldukça önemli bir soru sorduruyor:

“Ben gerçekten kendi hayatımı mı yaşıyorum, yoksa geçmişten öğrendiğim kalıpları mı tekrar ediyorum?”

Bazen:

“Ben böyleyim.”

deriz.

Ama belki de:

“Ben böyle oldum.”

demek daha doğrudur.

Aradaki fark çok büyük.

Çünkü biri değişmez bir kimlik tanımıdır.

Diğeri ise:

Değişme ihtimalini barındırır.

Geçmişimiz bizi şekillendirmiş olabilir.

Ama geçmişimiz:

Bizi sonsuza kadar yönetmek zorunda değildir.

Belki bugün ilişkilerimizde neden aynı sorunları yaşadığımızı biraz daha iyi anlayabiliriz.

Belki neden sürekli kendimizi başkalarının önüne koyduğumuzu…

Neden hayır diyemediğimizi…

Neden kendimizi yetersiz hissettiğimizi…

Neden bazı insanlara tekrar tekrar çekildiğimizi…

Ve neden bazen kendi mutluluğumuzun önüne kendimizin geçtiğini…

anlamaya başlayabiliriz.

Çünkü insan hayatındaki bazı döngüler:

kader değil, öğrenilmiş kalıplardır.

Öğrenilmiş olan ise:

yeniden öğrenilebilir.

Ve belki de hayatı yeniden keşfetmek, bambaşka bir yere gitmekle başlamaz.

Bazen sadece durup kendimize şu soruyu sormakla başlar:

“Ben bunu gerçekten seçiyor muyum, yoksa yıllardır öğrendiğim için mi böyle yaşıyorum?”

İşte o sorudan sonra:

Değişim başlayabilir.

Yeni bir dünya için yol açık. Yeter ki yola çık!

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir