KİTAP

Azim

Angela Duckworth – Azim: Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü

Başarı Her Zaman En Yeteneklilerin Değil, En Uzun Süre Devam Edenlerin Olabilir

Bazı insanlar çok yeteneklidir.

Bazıları çok zekidir.

Bazıları ise başladıkları işi bırakmadan yıllarca devam eder.

Peki başarıyı asıl belirleyen hangisidir?

Angela Duckworth, Azim: Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü kitabında bu sorunun peşine düşüyor.

Duckworth’a göre yetenek önemlidir.

Ama tek başına yeterli değildir.

Çünkü doğal yetenek, kullanılmadığında bir potansiyelden ibarettir.

Asıl farkı yaratan şeylerden biri:

Azimdir.

Yani uzun vadeli bir hedefe yönelik tutku ve sebatı birlikte sürdürebilme gücü.

Kitabın Yazarı: Angela Duckworth Kimdir?

Angela Duckworth, psikolog ve akademisyendir. Pennsylvania Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olarak çalışmalarını sürdürmüş ve azim ile başarı arasındaki ilişki üzerine araştırmalar yapmıştır. Daha önce matematik öğretmenliği de yapan Duckworth, çocuklarda karakter gelişimi üzerine çalışmalar yürüten Character Lab’in kurucularındandır.

Duckworth’un araştırmalarının merkezindeki soru oldukça basittir:

Bazı insanlar neden uzun süre devam ederken bazıları neden çok erken vazgeçiyor?

Bu sorunun cevabında yalnızca zekâ veya yetenek değil, azim kavramı öne çıkar.

1. Yetenek Her Şey Değildir

Toplum olarak başarıyı çoğu zaman doğal yetenekle açıklamaya eğilimliyiz.

“Çok zeki.”

“Doğuştan yetenekli.”

“Onun bu işe yatkınlığı var.”

gibi cümleleri sıkça kullanırız.

Ancak Duckworth, yeteneğin başarıya dönüşebilmesi için çaba gerektiğini vurgular.

Yetenek bir başlangıç avantajı sağlayabilir.

Ama çalışılmadığında gelişmez.

Bu nedenle:

Yetenek × Çaba = Beceri

ve:

Beceri × Çaba = Başarı

şeklindeki yaklaşım kitabın önemli düşüncelerinden biridir.

Çaba yalnızca başlangıçta değil, beceriyi sonuca dönüştürürken de devrededir.

2. Azim Nedir?

Azim yalnızca çok çalışmak değildir.

Bir hedefe ulaşmak için kendini zorlamak da tek başına azim sayılmaz.

Duckworth’un tanımında iki unsur özellikle önemlidir:

Tutku ve sebat.

Tutku, uzun vadeli bir ilgi ve amaç duygusudur.

Sebat ise zorluklara rağmen devam edebilme kapasitesidir.

Dolayısıyla azimli insan:

Bir şeyi çok istemekle kalmaz; onu uzun süre istemeye ve onun için çalışmaya devam eder.

3. Kısa Süreli Heves ile Uzun Vadeli Tutku Arasındaki Fark

Bir şeye birkaç gün veya birkaç hafta heyecan duymak kolaydır.

Yeni bir işe başlamak…

Spor salonuna yazılmak…

Bir kitap okumaya karar vermek…

Yeni bir proje başlatmak…

İlk günlerde motivasyon yüksektir.

Asıl sınav ise heyecan azaldığında başlar.

Azim burada devreye girer.

Çünkü uzun vadeli başarı:

Her gün motive olmaktan değil, motivasyonun olmadığı günlerde de devam edebilmekten geçebilir.

4. Çaba Neden Bu Kadar Önemli?

Yetenek başlangıçta avantaj sağlayabilir.

Ama yeteneğin beceriye dönüşmesi için çaba gerekir.

Bir insan çok zeki olabilir.

Ancak çalışmıyorsa bu zekâ sonuç üretmeyebilir.

Başka biri başlangıçta daha yavaş ilerleyebilir.

Fakat sürekli öğrenir, hata yapar, düzeltir ve devam ederse zaman içinde büyük bir mesafe kat edebilir.

Bu nedenle önemli soru:

“Ne kadar yetenekliyim?”

değil;

“Bu yeteneği geliştirmek için ne kadar süre çalışmaya hazırım?”

olabilir.

5. Zorluklar Azmin Testidir

Her hedefin kolay bir dönemi vardır.

Bir de zor dönemi.

İlk heyecan kaybolduğunda…

Sonuçlar beklenenden yavaş geldiğinde…

Eleştiriler başladığında…

Hatalar tekrarlandığında…

İnsanların çoğu burada geri çekilir.

Azimli insan ise zorluğu hedefinden vazgeçmek için otomatik bir neden olarak görmez.

Şunu sorar:

“Başka nasıl deneyebilirim?”

Bu, körü körüne devam etmek anlamına gelmez.

Gerektiğinde yöntem değiştirmek mümkündür.

Ama hedef ile yöntemi birbirinden ayırabilmek önemlidir.

6. Vazgeçmek Her Zaman Başarısızlık Değildir

Kitabın dikkat çekici taraflarından biri de budur.

Azimli olmak, her başladığın şeyi sonuna kadar sürdürmek anlamına gelmez.

Bazen bir yöntemi bırakmak gerekir.

Bazen yanlış hedefi değiştirmek gerekir.

Bazen bir alandan vazgeçip başka bir alana yönelmek gerekir.

Önemli olan:

Neyden vazgeçtiğinizi ve neden vazgeçtiğinizi bilmektir.

Azim, her şeye inatla tutunmak değil;

değer verdiğiniz uzun vadeli amaca sadık kalırken gerektiğinde yöntemi değiştirebilmektir.

7. Azim Geliştirilebilir mi?

Duckworth’a göre azim doğuştan gelen ve değişmeyen bir özellik değildir.

Geliştirilebilir.

Bunun için kitapta farklı unsurların bir araya geldiği bir yaklaşım sunulur.

Bunların arasında:

  • İlgi
  • Çaba
  • Umut
  • Sebat
  • Amaç
  • Tutku

öne çıkar.

Bu unsurlar birbirinden bağımsız değildir.

İlgi merak oluşturur.

Çaba beceri geliştirir.

Amaç yön verir.

Umut zor zamanlarda devam etmeyi kolaylaştırır.

Sebat süreklilik sağlar.

Tutku ise bütün bunları uzun vadeli bir hedef etrafında birleştirir.

8. İlgi Önce Gelir

İnsanlardan uzun süre çaba göstermelerini beklemek için önce o alana yönelik bir ilginin oluşması gerekir.

Ancak ilgi her zaman ilk anda ortaya çıkmaz.

Bazen bir şeyi yapmaya başladıkça ilgi gelişir.

Bu nedenle gençlere veya yeni bir şey denemek isteyen insanlara:

“Tutkunu bul ve hayatının sonuna kadar onu yap.”

demek her zaman gerçekçi olmayabilir.

Bazen tutku:

Deneyerek, öğrenerek ve zaman içinde gelişerek oluşur.

9. Amaç Azme Yön Verir

Bir hedefe ulaşmak için çalışmak başka, o hedefin neden önemli olduğunu bilmek başkadır.

Amaç, çabayı anlamlı hale getirir.

İnsan yalnızca kendisi için değil, başkalarına fayda sağlayan daha büyük bir anlam için çalıştığında uzun vadeli motivasyonu güçlenebilir.

Bu nedenle şu iki soru birbirinden farklıdır:

“Ne istiyorum?”

ve

“Bunu neden istiyorum?”

İkinci soru, azmi daha derin bir zemine taşır.

10. Umut: Devam Etmenin Yakıtı

Uzun vadeli hedeflerde her şey yolunda gitmez.

Bazen başarısız oluruz.

Bazen ilerleme göremeyiz.

Bazen hedefimize ulaşamayacağımızı düşünürüz.

İşte burada umut önem kazanır.

Umut, her şeyin mutlaka güzel olacağına inanmak değildir.

Daha çok:

“Şu an istediğim sonucu alamadım ama bir şeyleri değiştirme ve yeniden deneme imkânım var.”

diyebilmektir.

Bu bakış açısı insanı edilgenlikten çıkarıp yeniden harekete geçirebilir.

11. Küçük Adımlar Büyük Sonuçlar Doğurabilir

Azim çoğu zaman büyük ve dramatik kararlarla değil, küçük tekrarlarla ortaya çıkar.

Bir gün daha çalışmak…

Bir kez daha denemek…

Bir sayfa daha okumak…

Bir hata daha düzeltmek…

Bir antrenman daha yapmak…

Tek başına bakıldığında bunların hiçbiri büyük görünmez.

Ama uzun bir zaman dilimine yayıldığında:

küçük çabalar büyük farklılıklar oluşturabilir.

Başarı çoğu zaman tek bir büyük sıçramadan değil, uzun süre devam eden küçük ilerlemelerden oluşur.

12. Başarı Bir Sprint Değil, Maratondur

Kitabın genel mesajını tek bir cümleyle özetlemek gerekirse:

Uzun vadeli hedefler, kısa vadeli heyecanlardan daha önemlidir.

Bugün ne kadar motive olduğunuzdan çok, aylar ve yıllar boyunca neyi sürdürebildiğiniz önem kazanır.

Bu nedenle başarıyı yalnızca:

“Ne kadar hızlı başladım?”

diye değil;

“Ne kadar süre devam edebildim?”

diye değerlendirmek gerekir.

Kitabın Güçlü Yanları
  • Başarıyı yalnızca zekâ ve yetenekle açıklamaması
  • Azim kavramını psikolojik araştırmalar üzerinden ele alması
  • Tutku ile sebatı birlikte değerlendirmesi
  • Çabanın önemini somutlaştırması
  • Eğitim, spor, iş ve kişisel gelişime uygulanabilmesi
  • Vazgeçmek ile doğru zamanda yön değiştirmek arasındaki farkı düşündürmesi
Kimler Bu Kitabı Okumalı?
  • Hedeflerine ulaşmakta zorlananlar
  • Çabuk vazgeçtiğini düşünenler
  • Girişimciler
  • Öğrenciler
  • Sporcular
  • Eğitimciler
  • Yöneticiler
  • Uzun vadeli bir proje üzerinde çalışanlar
  • Potansiyelini gerçekleştirmek isteyen herkes
Kitaptan Akılda Kalan Güçlü Mesaj

Yetenek bir başlangıç avantajıdır; başarıyı belirleyen ise o yeteneği geliştirmek için gösterilen sürekli çabadır.

SONUÇ: Başlamak Değil, Devam Etmek

Azim: Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü, başarıyı yeniden tanımlamaya çalışan bir kitap.

Bize sürekli:

“Yetenekli misin?”

diye sorulan bir dünyada başka bir soru soruyor:

“Ne kadar süre devam edebilirsin?”

Çünkü yetenek başlangıçta fark yaratabilir.

Zekâ bazı kapıları daha kolay açabilir.

Ama uzun bir yolculukta belirleyici olan çoğu zaman:

sabır,
çaba,
sebat,
amaç
ve devam etme gücüdür.

Belki de başarı, en hızlı koşanın değil;

hangi yöne koştuğunu bilen ve yol zorlaştığında da yürümeye devam eden kişinin hikâyesidir.

Çünkü bazı hedeflere ulaşmak için daha yetenekli olmamız değil,

daha uzun süre vazgeçmememiz gerekir.

Yeni bir dünya için yol açık. Yeter ki yola çık!

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir