Az Aslında Çoktur
Leo Babauta – Az Aslında Çoktur
Günümüz dünyasında bize sürekli aynı şey söyleniyor:
Daha fazlası daha iyidir.
Daha fazla para.
Daha büyük ev.
Daha çok eşya.
Daha fazla iş.
Daha fazla başarı.
Leo Babauta ise Az Aslında Çoktur kitabında bu anlayışı sorguluyor.
Çünkü daha fazlasına sahip olmak, daha iyi bir hayat yaşamak anlamına gelmeyebilir.
Daha fazla şey yapmak; aynı zamanda daha fazla önemsiz işle uğraşmak, daha fazla yük taşımak ve daha fazla stres yaşamak anlamına gelebilir.
Babauta’nın önerdiği yaklaşım bunun tersidir:
Daha azına odaklanarak daha fazlasını başarmak.
Önce gerekli olanı seçin
Babauta’nın sadeleşme anlayışı iki temel adıma dayanır:
Gerekli olanı belirlemek.
Geri kalanları elemek.
Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak yerine, gerçekten önemli olanı seçmek gerekir.
Çünkü zaman, enerji ve dikkat sınırsız değildir.
Bu nedenle sınır koymak, insanın hareket alanını daraltan bir engel değil; enerjisini doğru yere yöneltmesini sağlayan bir araçtır.
Her şeyi yapmaya çalışmayın
İnsan aynı anda birçok hedefin peşinden koşabilir.
Daha çok çalışmak, daha fazla proje yürütmek, daha fazla alışkanlık kazanmak, daha fazla şey öğrenmek isteyebilir.
Fakat hedeflerin ve işlerin sayısı arttıkça dikkat bölünür.
Babauta bu nedenle tek hedefe odaklanmayı öneriyor.
Bir seferde tek bir mücadeleye bütün dikkati vermek, dağınık biçimde birçok şeyle uğraşmaktan daha güçlü olabilir.
Buradaki düşünce yalnızca daha az iş yapmak değildir.
Daha az işe daha fazla dikkat vermektir.
Bir işi iyi yapmak
Babauta’nın yaklaşımında “az” nicelikten vazgeçmekten daha fazlasıdır.
Daha az şeye yönelerek ortaya çıkan işin niteliğini yükseltmek mümkündür.
Bunun için verdiği örneklerden birinde iki gazeteci karşılaştırılır: Biri çok sayıda yazı üretmeye çalışırken diğeri tek bir yazıya odaklanır ve onu mümkün olduğunca iyi hâle getirir.
Sonuçta az sayıda işe odaklanan kişinin çalışması daha büyük bir etki yaratır.
Buradaki fikir açıktır:
Çok üretmek her zaman çok değer üretmek değildir.
Küçük başlayın
Babauta büyük değişimlerin bir anda gerçekleştirilmesini önermiyor.
Tam tersine, değişimi küçük adımlara bölüyor.
Egzersize başlayacaksanız saatlerce çalışmak yerine birkaç dakikayla başlayabilirsiniz.
Erken kalkmak istiyorsanız bir anda iki saat erkene çekmek yerine 15 dakika ile başlayabilirsiniz.
Büyük bir projeyi tamamlamak istiyorsanız bütün projeye bakıp gözünüzü korkutmak yerine ilk küçük görevi seçebilirsiniz.
Çünkü büyük ve belirsiz bir iş insanı hareketsiz bırakabilir.
Küçük bir görev ise:
başlanabilir.
Ve başladığınızda bir sonraki adıma geçebilirsiniz.
Büyük işleri küçültün
Ertelemenin nedenlerinden biri, yapılacak işin zihnimizde olduğundan daha büyük görünmesidir.
Örneğin:
“Faaliyet raporunu yaz.”
demek büyük ve belirsiz bir görevdir.
Bunun yerine:
“Raporun başlıklarını belirle.”
“İlk bölümü yaz.”
“Genel çerçeveyi oluştur.”
gibi küçük görevler belirlemek işi daha yapılabilir hâle getirir.
Babauta’ya göre büyük hedefleri küçük adımlara bölmek, hedefin yarattığı baskıyı azaltır ve harekete geçmeyi kolaylaştırır.
Çoklu görev yerine odaklanma
Aynı anda birçok şey yapmanın üretkenlik anlamına geldiği düşünülür.
Babauta bu anlayışı sorgular.
Birden fazla proje yürütülebilir; ancak aynı anda çok fazla projeye sahip olmak verimliliği azaltabilir.
Bu nedenle projeleri sınırlamak ve her birine gereken dikkati vermek daha etkili olabilir.
Özellikle aynı anda üçten fazla proje yürütmenin dikkat ve verimlilik açısından sorun yaratabileceğini savunur.
Buradaki temel yaklaşım:
Daha çok işi aynı anda yapmak değil, daha az işi daha iyi yapmaktır.
Yavaşlamak
Babauta yalnızca yapılacak işleri azaltmaktan söz etmiyor.
Hayatın hızını da sorguluyor.
Her şeyi daha hızlı yapmak zorunda olduğumuzu düşünmek yerine, daha yavaş bir tempoda yaşamayı öğrenmenin hem mutluluk hem de üretkenlik açısından faydalı olabileceğini savunuyor.
Çünkü sürekli hızlanmak:
daha fazla iş,
daha fazla baskı
ve daha fazla zihinsel yük anlamına gelebilir.
Bazen daha yavaş ilerlemek, daha iyi ilerlemektir.
Alışkanlıkları küçük değişimlerle oluşturun
Babauta’nın yaklaşımında yeni alışkanlıklar da aynı mantıkla ele alınır.
Bir anda bütün hayatı değiştirmek yerine:
tek bir alışkanlık seçmek,
küçük bir değişiklik yapmak
ve bunu sürdürmek.
Yeni davranışın büyüklüğünden çok:
devamlılığı
önemlidir.
Bu nedenle değişim küçük başlamalıdır.
Motivasyonu korumak
Bir hedefe başlarken heyecanlı olmak kolaydır.
Zor olan, başlangıçtaki heyecan kaybolduğunda devam etmektir.
Babauta motivasyonu, yalnızca ilk anda hissedilen coşku olarak görmüyor.
Asıl mesele:
heyecan azaldığında da devam edebilmek.
Bunun için kendini sınırlamak, başkalarına karşı hesap verebilir olmak ve gerektiğinde başlangıçtaki motivasyonu yeniden canlandırmak gibi yöntemler öneriyor.
Daha az tüketmek
Kitabın yaklaşımı yalnızca zaman yönetimiyle sınırlı değil.
Babauta, daha fazla tüketmenin otomatik olarak daha iyi bir hayat anlamına geldiği düşüncesini de sorguluyor.
Daha fazla eşya, daha büyük evler, daha fazla alışveriş ve daha fazla tüketim modern hayatın başarı göstergeleri gibi sunulabiliyor.
Oysa bunların artması aynı zamanda:
daha fazla sahip olma yükü
getirebilir.
Bu nedenle sadeleşmek yalnızca eşyaları azaltmak değil, neyin gerçekten gerekli olduğunu yeniden düşünmektir.
Azaltmak, vazgeçmek değildir
Babauta’nın “az” anlayışı:
hayattan daha az almak
anlamına gelmez.
Tam tersine, gereksiz olanı azaltarak önemli olana daha fazla yer açmayı amaçlar.
Daha az eşya:
daha fazla alan.
Daha az iş:
daha fazla dikkat.
Daha az hedef:
daha fazla odak.
Daha az tüketim:
daha az yük.
Daha az dikkat dağınıklığı:
daha fazla derinlik.
Kitabın temel düşüncesi burada toplanıyor:
Azaltarak güçlenmek.
Azın Gücü
Leo Babauta’nın önerdiği yaklaşım oldukça yalın:
Limitler koyun.
En gerekli olanı seçin.
Basitleştirin.
Odaklanın.
Alışkanlıklar yaratın.
Küçük adımlarla başlayın.
Bütün bunların ortak noktası ise aynı:
Her şeyi yapmaya çalışmayın.
Önemli olanı seçin.
Ona odaklanın.
Onu iyi yapın.
Sonra bir sonraki adıma geçin.
Çünkü daha fazlasını yapmak her zaman daha fazla sonuç üretmez.
Bazen asıl güç:
neyi yapmamayı seçtiğinizde ortaya çıkar.


