Sınırsız Güç
Anthony Robbins – Sınırsız Güç: Kişisel Başarıda Zirveye Ulaşmanın Yolu
Zihninizi Değiştirmeden Hayatınızı Değiştirebilir misiniz?
Anthony Robbins’in Sınırsız Güç kitabı, kişisel başarıyı yalnızca daha fazla çalışmakla açıklamıyor.
Asıl meseleye başka bir yerden bakıyor:
Nasıl düşünüyoruz?
Çünkü aynı olay karşısında iki insanın tamamen farklı sonuçlara ulaşmasının nedeni yalnızca koşullar olmayabilir.
İnançlar…
Düşünce biçimi…
Duygular…
Karar verme şekli…
İletişim…
Ve davranışlar…
Bütün bunlar birbirini etkiliyor.
Robbins’in temel yaklaşımı şu:
Hayatımızdaki sonuçları değiştirmek istiyorsak, önce o sonuçları üreten düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeyi öğrenmeliyiz.
1. Sonuçları Değiştirmek İçin Önce Sistemi Değiştir
Bir insan başarısız olduğunda çoğu zaman:
“Daha fazla çalışmalıyım.”
der.
Robbins ise başka bir soru sorar:
“Şimdiye kadar yaptığım şey neden istediğim sonucu üretmedi?”
Bu önemli bir ayrımdır.
Çünkü aynı yöntemi daha fazla tekrarlamak:
Aynı sonucu daha büyük ölçekte üretebilir.
Bazen ihtiyacımız olan şey daha fazla çaba değil:
Daha iyi bir yöntemdir.
2. İnançlarımız Davranışlarımızı Etkiler
İnsanların kendileri hakkında taşıdığı inançlar davranışlarını etkileyebilir.
“Ben bunu yapamam.”
“Ben insanlarla konuşamam.”
“Ben para kazanmayı bilmiyorum.”
“Ben disiplinli biri değilim.”
Bu cümleler yalnızca düşünce değildir.
İnsanın neyi deneyeceğini, ne zaman vazgeçeceğini ve hangi fırsatları görebileceğini etkileyebilir.
Bu nedenle değişimin ilk adımlarından biri:
Kendi zihinsel sınırlarımızı fark etmektir.
3. Başarılı İnsanları İncelemek
Kitabın önemli fikirlerinden biri:
Modelleme.
Başarılı insanların ne yaptığını incelemek.
Nasıl düşünüyorlar?
Nasıl karar veriyorlar?
Nasıl iletişim kuruyorlar?
Zamanlarını nasıl kullanıyorlar?
Hatalarla nasıl baş ediyorlar?
Sonra bunlardan işe yarayan davranışları kendi hayatımıza uyarlamak.
Burada amaç:
Bir insanı kopyalamak değil.
Başarının arkasındaki:
stratejiyi anlamaktır.
4. Hedef Yetmez
Bir hedef belirlemek kolaydır.
“Daha çok para kazanacağım.”
“Daha sağlıklı olacağım.”
“İşimi büyüteceğim.”
“Daha iyi iletişim kuracağım.”
Ama hedef tek başına davranış üretmez.
Hedefin yanında:
Ne yapacağınızı bilmeniz gerekir.
Ve daha önemlisi:
Ne zaman yapacağınızı bilmeniz gerekir.
Başarı dilekten çok:
eyleme dönüşmüş hedeflerle ilişkilidir.
5. Karar Vermek
Kitabın güçlü mesajlarından biri:
Karar vermenin gücü.
Bir şeyi istemek ile karar vermek aynı şey değildir.
“İsterim.”
başka,
“Bunun için şu adımı atacağım.”
başkadır.
Karar, düşünceyi:
eyleme dönüştüren eşik
hâline gelir.
6. Dilimizi Değiştirmek
Kullandığımız kelimeler düşünce biçimimizi etkileyebilir.
“Yapamam.”
yerine:
“Henüz nasıl yapacağımı bilmiyorum.”
demek bile farklı bir zihinsel çerçeve oluşturabilir.
“Başarısız oldum.”
yerine:
“Bu yöntem işe yaramadı.”
demek de farklıdır.
İlk cümle kişiliğe saldırırken,
ikincisi:
davranışı değerlendirir.
Bu ayrım gelişim açısından önemlidir.
7. Duygularımızı Yönetmek
İnsan yalnızca düşüncelerden oluşmaz.
Duygular kararlarımızı da etkiler.
Korku…
Öfke…
Heyecan…
Kaygı…
Coşku…
Bunların hepsi davranışlarımızı değiştirebilir.
Robbins’in yaklaşımında önemli olan:
Duyguların hayatımızı tamamen yönetmesine izin vermemek.
Duyguyu yok etmek değil.
Onu fark etmek ve:
nasıl davranacağımıza karar verebilmek.
8. İletişim
İyi iletişim yalnızca güzel konuşmak değildir.
Karşımızdaki insanın:
- Ne söylediğini,
- Ne hissettiğini,
- Neye önem verdiğini,
- Nasıl düşündüğünü
anlamaya çalışmaktır.
İletişimde önemli bir beceri:
Karşındaki insanın dünyasına girebilmektir.
Bu, ikna etmekten önce:
anlamayı gerektirir.
9. Başarı Tek Bir Alandan Oluşmaz
Robbins başarıyı yalnızca para veya kariyer olarak ele almıyor.
Sağlık…
İlişkiler…
Zihin…
Duygular…
İş…
Maddi durum…
Bunların hepsi hayat kalitesinin parçaları.
Bu bakış bizim 5Z yaklaşımımızla da ilginç biçimde kesişiyor:
Fiziksel, zihinsel, sosyal, finansal ve zaman zenginliği.
Bir alanda çok başarılı olmak:
hayatın tamamında başarılı olmak anlamına gelmeyebilir.
10. Enerji ve Beden
Kitap zihinsel performansı bedenle de ilişkilendiriyor.
Uyku…
Beslenme…
Hareket…
Nefes…
Fiziksel durum…
Bunların zihinsel durum üzerinde etkisi olabileceğini vurguluyor.
Burada kitabın önerilerini günümüz sağlık bilgisiyle birebir eşitlemeden, kişisel performans yaklaşımının bir parçası olarak okumak daha doğru.
11. Korku
Korku çoğu zaman bizi korur.
Ama bazen:
Hareketsiz de bırakabilir.
Yeni bir işe başlamak…
Topluluk önünde konuşmak…
Bir ilişkiyi bitirmek…
Bir projeyi hayata geçirmek…
Bir karar almak…
Bunların hepsi belirsizlik içerir.
Korkunun tamamen yok olması gerekmez.
Bazen ihtiyaç duyduğumuz şey:
Korkuya rağmen hareket edebilmektir.
12. Başarısızlık
Başarısızlığı:
“Ben başarısızım.”
şeklinde yorumlamak ile
“Bu yaklaşım işe yaramadı.”
şeklinde yorumlamak arasında büyük fark vardır.
İkinci yaklaşım yeni denemelere alan bırakır.
Bu nedenle başarısızlık bazen:
Sonuç değil, geri bildirimdir.
13. Esneklik
Bir yöntem işe yaramıyorsa:
Yöntemi değiştirmek gerekir.
Ama insanlar bazen hedeflerine değil:
kullandıkları yönteme bağlanırlar.
Oysa önemli olan:
Hedefi koruyup,
yolu değiştirebilmektir.
Bu da psikolojik esnekliğin önemli bir parçasıdır.
14. İkna ve Etkileme
Robbins iletişimi yalnızca kendini ifade etmek olarak görmez.
Karşındaki insanla:
uyum kurabilmek
önemlidir.
Ancak burada önemli bir etik sınır var:
İletişim becerisi manipülasyon değildir.
Birini anlamak, onu istediğiniz şeyi yapmaya zorlamak anlamına gelmez.
İyi iletişim:
iki tarafın da birbirini anlayabilmesini sağlamalıdır.
15. Hayatınızı Başkalarının Kalıplarıyla Yaşamayın
İnsanların çoğu ne istediğini düşünmeden:
“Böyle yapılır.”
diyerek yaşamaya başlayabilir.
Aile…
Toplum…
Çevre…
Kültür…
Bunlar bize görünmez kurallar verebilir.
Fakat insanın kendi hayatını kurabilmesi için zaman zaman:
“Bu gerçekten benim istediğim hayat mı?”
diye sorması gerekir.
Kitabın Güçlü Yanları
- Düşünce ve davranış arasındaki ilişkiyi güçlü biçimde ele alması
- Hedefleri eyleme dönüştürmeye odaklanması
- Modelleme fikrini öne çıkarması
- İletişim ve kişisel performansı birlikte değerlendirmesi
- Okuru pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp eyleme yöneltmesi
- Kişisel başarıya bütünsel bakmaya çalışması
Dikkatle Okunması Gereken Tarafı
Kitap oldukça iddialı bir kişisel gelişim dili kullanıyor.
Bu nedenle her önerisini:
“Bilimsel olarak kanıtlanmış kesin yöntem”
olarak okumamak gerekiyor.
Özellikle zihni kısa sürede yeniden programlama, korkuları hızlı biçimde ortadan kaldırma veya başarı modellerinin doğrudan tekrarlanabileceği gibi iddialar, kitabın kendi yaklaşımı içinde değerlendirilmelidir.
Bence kitabın en değerli tarafı bu iddiaların tamamını kabul etmek değil;
insanın kendi düşünce ve davranış kalıplarını sorgulamaya başlamasını sağlamasıdır.
Kimler Bu Kitabı Okumalı?
- Kişisel gelişim yolculuğuna yeni başlayanlar
- Hedeflerine ulaşmakta zorlananlar
- Kendine güvenini geliştirmek isteyenler
- Girişimciler
- Satış ve iletişim alanında çalışanlar
- Liderler
- Kariyerinde değişim yapmak isteyenler
- Kendi düşünce kalıplarını sorgulamak isteyenler
Kitaptan Akılda Kalan Güçlü Mesaj
Sonuçlarını değiştirmek istiyorsan, önce o sonuçları üreten düşünce ve davranışlarını değiştirmeye başla.
SONUÇ: Sınırsız Olan Gerçekten Ne?
Kitabın adı:
Sınırsız Güç.
Ama burada “sınırsız” kelimesini kelimesi kelimesine almamak gerekiyor.
İnsanın gücü gerçekten sınırsız değil.
Hepimizin:
Sınırları var.
Koşulları var.
Eksikleri var.
Kontrol edemediğimiz şeyler var.
Fakat çoğu zaman fark etmeden kendi önümüze koyduğumuz sınırlar da var.
“Ben böyleyim.”
“Bunu yapamam.”
“Artık çok geç.”
“Benim için mümkün değil.”
Belki kitabın asıl değeri burada.
Bu cümlelerin hepsini sorgulatmakta.
Çünkü bazen hayatımızdaki en büyük engel:
Gerçek bir duvar değil, zihnimizdeki bir kabuldür.
Ama her zihinsel sınır da hayal ürünüdür diyemeyiz.
Bu nedenle mesele:
“Her şeyi yapabilirim.”
demek değil.
Daha gerçekçi bir soru sormak:
“Gerçekten neyi değiştirebilirim ve bunun için bugün ne yapabilirim?”
Çünkü değişim çoğu zaman:
Büyük bir motivasyon patlamasıyla değil,
küçük ama bilinçli bir kararla başlar.
Ve belki de insanın gerçek gücü:
Her şeyi yapabilmesinde değil, yapabileceği şeyi fark edip onun için harekete geçebilmesindedir.


